Melekler

Tüm Alemlerdeki Yaşamlar Tanrının Yasalarına Göredir

Tanrı’nın (Allah’ın) rahmani sıfatının zıddı olan Azazil; kâinatın, negatif güçlerin, -12 eksi boyutların tümünün Rabbidir. Bu eksi boyutlarda rahmani boyutlarda bulunan meleklerin görünüşünde de formu melek görünümünde olduğu halde şeytani davranışları olan varlıklar da vardır. İsimleri, Crocell diye bilinir. Bu şekilde binlerce çeşit varlıklar var kâinatımızda. Bunlar Cin değil, daha başka varlıklar.

Resulullah (s.a.v)’ın görevli olduğu 18 bin âlem, negatif âlemlerde değil pozitif yankı âlemlerdedir. Onun için; hayatın iyi ve kötü denilen iki veçhesi vardır. Bir tarafta Rabbimizin ve Üstatların yönetimi altında çalışan ve birçok varlıktan oluşan “iyiler” (hayr güçleri), öte yandan “kötü” denilen ordular ya da karanlık melekleri (şer güçleri) (Uygurca Ying-Yang). Karanlık meleklerinin faaliyetleri ışık meleklerininkinden farklı olmasına rağmen onlar da yine Kozmos ’un Yasası, Tanrı’nın Yasası dâhilinde çalışırlar.

Tanrıyı sonsuz kudrete sahip olan “baba” olarak kabul ederseniz “kötülük” denilen ya da karanlık ve yıkım meleklerinin faaliyet alanı içerisine giren şey de sonsuz kudretin hâkimiyeti ve yönetimi altındadır. Aksi halde tam bir kargaşa olurdu.

Işığın gerçek öğrencilerine yol gösteren, himaye eden, ilham veren ve görünürdeki kargaşadan iyilik çıkaran sonsuz bir sevgi bahşedilmiştir. Şimdi diyeceksiniz ki eğer sürekli olarak faaliyet gösteren hem Işık Melekleri hem de Karanlık Melekleri varsa bu hiçbir zaman sona ermeyecek olan bir çekişme anlamına gelmez mi?

Bu tamamıyla, kişinin ışık ve karanlık hakkındaki anlayışına bağlıdır. Dünyanın yukarısındaki ruhsal seviyelere yükseldiğimizde ışık ile karanlığın gerçekte bir olduklarını, çekişmenin sona erdiğini ve ahengin hâkim olduğunu çünkü ışık ile karanlığın birbirinin yansıması olduğunu öğrendiğimizde bu bizim için bir sürpriz olur.

Hayat karanlık olmaksızın süremez. Karanlık kontrast yaratarak pozitif veçheyi belirgin kılan negatif veçheyi sağlaması bakımından evrim için gereklidir.

Denilecektir ki “Acaba melekler ve karanlık güçler gerçekten var mıdır?”, “Yaratıcı Tanrı aynı zamanda yok edici Tanrı mıdır?” Evet, bir anlamda bu böyledir. Karanlığın Tanrı'sı Hinduların yok edici Tanrısı “ Shiva ”ya benzetilebilir ama söz konusu yok edici unsur aslında “yapıcı” olarak kendini ortaya koyar. İstenmeyen türden gelişmeleri ortadan kaldıran yıkıcı amil gerçekte yeniden inşa ediş, yeniden yaratış için zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla karanlık meleklerinin de yeryüzü evrim düzeninde kendine özgü bir yerleri vardır. Dikkatinizi “denge” kavramının öğrenimine çekmek istiyoruz. Bu iki veçhe yani ışık ile karanlık, pozitif ve negatif hayatın temel yasalarından biri olan “denge”yi ve “dengeliliği” oluşturmak üzere birlikte faaliyet göstermektedirler.

Mikrokozmos ve Makrokozmos mükemmel dengedir. Hayatın iki veçhesi olan iyi ve kötü daha yüksek bir şuur halinde bakıldığında mükemmel hayatı oluşturmak ve bunun yanı sıra kişinin hayatında üstatlık kudretini geliştirmek amacıyla birlikte çalışan iki güç olarak görünürler.

Zamanı gelince tüm beşerler; Altın Çağı oluşturmak için birlikte çalışsınlar diye pozitif ve negatif güçleri nasıl birleştireceklerini ve mükemmel bir şekilde nasıl harmanlayacaklarını anlayacaklardır.

Şu hususu aklımızdan hiç çıkarmamalıyız ki; Işık Melekleri Rabbin yönetimine bağlı olarak faaliyet gösterirken, karanlık melekleri de Tanrı'nın Yüce Yönetimi altında ve yasası dâhilinde çalışmaktadırlar. Fakat karanlık meleklerinin faaliyeti ışık meleklerininkini tamamlayıcı mahiyettedir. Bu iki güç (hayır ve şer) evrimi oluşturmak, beşere kendi bünyesinde mevcut olan tanrısallığının şuurunu edindirmek (uyandırmak) gibi belirgin bir amaca yönelik olarak beşeriyeti etkilemektedirler. Çünkü başlangıçta beşeri ruh, İlahi hayatın bireysel kıvılcımı Tanrı'dan neşrolarak birçok hayat kademesinden geçip aşağıya doğru inmişti. Ta ki şuursuz tanrısallığın ilahi kıvılcımı tanrı bilincinde (şuurunda) olan bir varlık halinde gelişebilsin diye maddeye hâkim olmayı öğrenmek için maddeye bürünene kadar. İlahi Şuurun içerisinde kemale eren insanlara örnek olarak işte, peygamberler mevcuttur.

Beşeriyet bu dünyasal deneyim yolu üzerinde yolculuğa çıkarılmazdan önce beşeriyetin yeryüzüne yerleşmesine yardımcı olmak üzere bu planete ileri seviyeden varlıklar gelmişti. Bu vetireye ayrıca hem hayır hem de şer güçleri yani Işık melekleri ile gölgelerin melekleri de yardım ediyorlardı. Şöyle de diyebiliriz:

  • Işık’taki Melekler,
  • Gölgelerdeki Melekler,
  • Işığa hizmet eden Melekler
  • Karanlığa hizmet eden Melekler

Işık (ya da Hayr) Melekleri: Yapıcı güçleri temsil ederler. Gölgelerin melekleri (Şer) ise gerekli olan yıkıcı güçlerin temsilcileridirler. Gereklidirler, çünkü daima bireysel ve toplumsal hayat ile düşüncenin yararlılıklarını yitiren veçhelerini budamakla meşguldürler. Dolayısıyla Işık Melekleri ile Karanlık meleklerini ne sürekli olarak savaşan düşmanlar olarak değil de daha ziyade birinin ( karanlık güçlerinin) ötekinin (aydınlık güçlerin) tamamlayıcısı olduğu şeklinde düşünün ne de bu varlıkların kudretini küçümseyin. Çünkü melek hayatının her iki veçhesi de dünya beşeriyetinin gelişimine yardımcı olmak ve beşerde değersiz olan şeyi yıkmak için nesilden nesile, siklusdan siklusa sürekli olarak faal haldedirler.

Şimdi aklınıza şu soru gelebilir: Karanlık melekleri en yücenin ışığını, kudretini ve bilgeliğini

tam olarak idrak etmemiş olabilecek olan bu karanlık melek güçleri Işık Meleklerine galebe çalıp da beşeriyetin yıkımına yol açabilirler mi?

Cevabımız, hayırdır. Karanlık melekleri bir yere kadar gidebilirler ve daha ötesine geçemezler çünkü artık kendilerini etkisiz kılan Kozmik Yasa’ya takılırlar.

Tanrı, kâinatın kontrolü dışına çıkmasına izin vermez, Tanrı'nın iradesi dışında hiçbir şey olmaz.

Yeryüzü beşerinin önünde iki yol uzanmakta olup izleyeceği yolu seçmek durumundadır. Bir yanda Kozmik Yasa ile ahenk içerisinde olabilir. Göksel yöneticilerin misyonunu kabullenmiş olan kişi, Kozmik Yasa ve Sevgi Yasası ile ahenk içerisinde çalışabilir. Öte yandan hala daha karanlık bir (şuur) haline duçar olan kişi ise farkında olmadan da olsa Kozmik Yasa’nın aleyhine çalışabilir. Neticede enkarnasyondan enkarnasyona geçerek kendisini ıstırap ile çevreler. Fakat beşer İlahi Yasa ile ahenk içerisinde yaşamayı ve çalışmayı ve kendisini imanla tanrıya teslim etmeyi öğrenir öğrenmez mutluluğa erişir. Işık Melekleri onunla birlikte ve O da Onlarla çalışır. Beşer ile melekler hep beraber beşeriyetin geriye kalan kısmında "Tanrısal Bilincin" gelişmesine yardımcı olabilirler. (Tanrısal şuura sahip olabilirler.)

Şunu da unutmamalıyız ki; görünmez varlıkların yanı sıra ayrıca her beşerin içinde hem pozitif hem negatif, hem beyaz hem de siyah olan şey mevcuttur. Beşeriyet kalbinde dengeyi taşır. Pozitif ile negatif arasındaki bu dengenin korunması hayati önem taşır. Negatif düşünce terazinin karanlık kefesini aşağıya doğru aşırı derecede bastırabilir. Yer yüzünde korunması gereken dengenin sürdürülmesi için pozitif düşünceye ihtiyaç vardır.

Beşeri evrimin ilerlemesine yardım etmek için, beşeriyete doğru cezbolan görünmez varlıklar esas (yoğunlaşılacak hayır ve şer) noktalarını beşeriyetten alırlar. Yasa dengelidir.