Şermil Üstad

Güneşin Doğuşu ve Muzaffer Kına

Şermil Üstad Muzaffer Kına, Hz.Muhammed(sav) tarafından kendisine görevler verilmesini şöyle anlatıyor.

"Biz derneğimizde ilk olarak baştan başladık. Sonra derneğimizde celse çalışmaları başlayınca manevi alemler açıldı. Yani pozitif alemler(yang) dediğimiz dünyamızın üzerinde 6 pozitif boyut açıldı. Aynı zamanda 6 negatif (yin) boyut da açıldı. Dünyamız toplam 12 boyuttur.

Daha sonra bu boyutları aşarak sonsuz alemlere ulaştık. Buralara açıldıktan sonra bize Hz.Muhammed(sav) tarafından "Sonsuzluk Sembolü" çizdirildi. Bu arada dernekte üye kayıtlarına başladık. Bu üyeler arasından liyakatı uyugun olanları celseler için medyum olarak yetiştirmeye başladık. Medyumlardan sonra "Asistanlar" yetiştirdik.

Asistanlardan sonra, benim yokluğumda celse yönetebilecek, medyumları yönetebilecek ve hastalara bakıp bilgi verebilecek "Operatörler" yetiştirdik. Operatörler bilhassa hasta bakımı için yapılan celselerde hizmet ettiler. Operatörlükten sonra "Üstad Yardımcılığı" daha sonra "Üstad" makamı verildi. Üstad bulunduğu çevrede, bilhassa şehirlerde bilge kişi anlamına gelir.

Dernekte önemli ve büyük çalışmalar yapılmaya başlandıktan sonra bize daha farklı görevler verildi. Bu sefer Türkiye genelinde çalışmalar söz konusu olunca "Üstadı Azam" olunmaya başlandı. Sadece Denizli'de değil Türkiye genelinde medyum yetiştirebilecek olan üstadlara " Üstadı Azam" denildi.

Eğer üstadı azam dünyaya açılması gerekiyor, hatta üst boyutlar ve alt boyutlar hakkında yani dünya dışı bilgiler edinmesi gerekiyorsa bu kişiye "Üstadı Ulviye" denildi.

Üst ve alt boyutları da kapsayan ve seyr-i süluk (astral seyahat) yapanlara ise "Üstadı Şah" denildi. Üstadı Şah, hem dünyamız hem de dünya dışındaki bazı bilgileri sahip ve astral seyahat ile bu boyutlara gidebilen görevli demektir.

Bunun ötesinde; Peygamberimiz(sav) önderliğinde kainatı ve 18 bin alemi dolaştıktan sonra, kainat dışında da bazı görevler verilmeye başlandı. Nice manevi alemleri dolaştıkça, sonsuzluğa doğru yol almaya başladık. Sonsuzluğa doğru yani Allah'a doğru giden yol. Buna Vahdet, yani birlik bilinci denir.

Bundan sonra bizim derneğimiz "Vahdet Ekolü" olarak anılmaya başlandı. Çünkü artık biz kainat dışına çıkıp, kainat dışındaki daha nice sonsuz alemlerde bulunmaya, dolaşmaya ve öğrenmeye başladık.

Fenafillah denilen yere geldikten sonra Allah'ın vahdaniyeti içerisinde denize düşen damla misali kendimizi kaybettik, kendimizden geçtik. İşte bu makama kadar gelen yüksek görevliye "Şermil Üstad" denir. Vahdetin tüm kademelerindeki bilgiyi veren, Meleküt alemleri, Ulvi alemleri, Kutsi alemler dahil bütün alemleri gezebilen bu görevliye "Şermil Üstad" denir.